supek çevre mühendislik müşavirlik

Karbon Ticareti ve Karbon-Su Ayak İzi

İklim değişikliği ve su kıtlığı, günümüzün en kritik çevresel gündemleri arasında yer alıyor. Bu iki alan aslında birbirinden bağımsız değil: karbon emisyonlarıyla mücadele su kaynaklarının yönetimiyle, su kullanımıyla ilişkilendirilen çevresel etkiler de karbonla bağlantılı. Bu makalede öncelikle karbon ticareti sistemleri ele alınacak; ardından karbon-su ayak izi kavramı ve bu ikisi arasındaki ilişki irdelenecek. Son olarak Türkiye ve küresel bağlamda uygulama ve politika önerilerine yer verilecek.

Karbon ayak izi (carbon footprint) kavramı artık yaygın: bir ürünün, hizmetin ya da kişinin ürettiği toplam sera gazı emisyonlarını ifade eder. Su ayak izi (water footprint) ise benzer şekilde bir ürünün üretimi sırasında kullanılan su miktarını ve suyun çevresel etkilerini dikkate alır. Bu iki kavramın birleşimi ya da birlikte ele alınması ise giderek önem kazanıyor: yani karbon-su ayak izi.

  • Su ayak izi yalnızca kullanılan su miktarını değil; “mavi su” (yeraltı veya yüzey suyu kullanımı), “yeşil su” (yağmur suyu), “gri su” (kirlenmiş suyun temizlenmesi gereken miktar) gibi bileşenleri de içeriyor.
  • Karbon-su ayak izi dediğimizde, bir süreç ya da ürün için hem kara-emisyonlar (CO₂ vb.) hem de su kullanımı bağlamında çevresel etkiler bir araya geliyor. Örneğin, bir ürün çok su kullanarak üretilebiliyorsa bu hem su baskısı yaratıyor hem de su yönetimi için enerji gerekebilir ve bunun sonucu karbon emisyonu da artabilir.